Af Örgütü: DAİŞ'lilerin işlediği suçların kanıtları korunmalı

Paylaş:

HABER MERKEZİ - Uluslararası Af Örgütü Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesel Direktör Yardımcısı Kristine Beckerle DAİŞ'lilerin suçlarının cezasız kalmaması gerektiğini ve kanıtların acilen korunması gerektiği çağrısında bulundu. 

Uluslararası Af Örgütü Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesel Direktör Yardımcısı Kristine Beckerle, HTŞ, DAİŞ ve Türkiye’ye bağlı paramiliter güçlerin Rojava'ya yönelik saldırıları ve DAİŞ'lilerin  bulunduğu cezaevlerinin HTŞ’ye devredilmesine dair açıklama yaptı. 
 
Suriye yetkililerinin, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile koordineli bir biçimde, şu andan itibaren kontrol ettikleri gözaltı merkezleri ve kamplarında insan haklarına uygun bir tarama süreci yürütmesi gerektiğini belirten Kristine Beckerle, “Kimin uluslararası hukuk suçları veya yerel hukuk kapsamındaki ciddi suçlar nedeniyle soruşturulması ve yargılanması, kimin uygun olduğunda ülkesine iade edilmesi ve menşe ülkesinde yargılanması ve kimin serbest bırakılması gerektiğini tespit etmeliler. Yerel yargılamalar uluslararası adil yargılama standartlarını karşılamalı ve ölüm cezasına başvurmadan gerçekleştirilmeli” dedi. 
 
BEDELİ SİVİLLERE ÖDETİLMEMELİ 
 
DAİŞ tarafından işlenen uluslararası hukuk suçlarının kanıtlarını emniyete alması ve koruması gerektiğini dile getiren Kristine Beckerle, “Katliam alanları ve toplu mezarlar ve gözaltı merkezlerindeki yazılı belgeler de buna dâhildir. Geride bırakılan suç kanıtları, IŞİD tarafından kaybedilen Suriyelilerin akıbetinin ve nerede olduklarının belirlenmesinin yanı sıra savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçlar da dahil uluslararası hukuk suçlarının faillerinin soruşturulması ve yargılanması açısından da elzem. Suriye’de tekrarlayan çatışmalar, siviller üzerinde yıkıcı bir etki yarattı. Uluslararası Af Örgütü, son dönemdeki çatışmaların tüm taraflarına yaptığı, uluslararası insancıl hukuk yükümlülüklerine bağlı kalma ve Suriye’deki bir diğer siyasi kırılmanın bedelini sivillere ödetmeme çağrısını yinelemektedir” diye belirtti. 
 
İlgili Haberler
Cambridge Üniversitesi'nden Miley: Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü barışın bir parçası
Cambridge Üniversitesi'nden Miley: Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü barışın bir parçası

Cambridge Üniversitesi akademisyenlerinden Thomas Jeffrey Miley, 27'nci yılına giren uluslararası komplodan bu yana İmralı Cezaevi'n tutulan Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğünün "barışın ayrılmaz bir parçası" olduğunu vurguladı.

AP, Suriye'de 'azınlıkların korunması ve desteklenmesi' önergesi oylanacak
AP, Suriye'de 'azınlıkların korunması ve desteklenmesi' önergesi oylanacak

AP'de düzenlenen Rojava oturumunun ardından Suriye'de azınlıkların korunması, desteklenmesi ve anayasal haklarının tanınması için hazırlanan önerge bu gün oylanacak.

Komplo protestolarının merkezi Strasbourg olacak
Komplo protestolarının merkezi Strasbourg olacak

Civaka Azad Eşbaşkanı Dilek Karahan, uluslararası komplonun 27. yılında Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğü için 14 Şubat'ta Strasbourg'da büyük bir eylem yapacaklarını aktardı.

Rojava'yı ziyaret eden Sequenz: HTŞ Türkiye'nin desteği olmadan bu boyutta saldıramazdı
Rojava'yı ziyaret eden Sequenz: HTŞ Türkiye'nin desteği olmadan bu boyutta saldıramazdı

Rojava izlenimlerini anlatan Viyana Eyalet Meclis Üyesi Heidemarie Sequenz, "Türkiye'nin –ordu, hükümet ve istihbarat içinde her yerde hissedilen– desteği olmadan, HTŞ ve diğer İslamcı milislerin öz yönetim bölgesine yönelik saldırıları bu ölçekte mümkün olmazdı" dedi.

Venturini: Süreç ancak Abdullah Öcalan'ın özgür olduğu bir zeminde ilerleyebilir
Venturini: Süreç ancak Abdullah Öcalan'ın özgür olduğu bir zeminde ilerleyebilir

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde hükümet kanadının sessizliğini eleştiren İtalyan Akademisyen Federico Venturini, sürecin ancak Abdullah Öcalan’ın özgür olduğu bir zeminde ilerleyebileceğini vurguladı.