CHP Milletvekili Akgün Alp: Devlet, Abdullah Öcalan ile görüşüyorsa Komisyon neden görüşmesin?

ANKARA - CHP Milletvekilli İnan Akgün Alp, komisyonun Abdullah Öcalan ile görüşmesi gerektiğini belirterek, “Devlet, Abdullah Öcalan ile görüşüyorsa Komisyon neden görüşmesin? Çünkü çatışmayı bitirecek olan muhatap O’dur” dedi.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’yla başlayan süreç devam ediyor.  Birçok adım atan Kürt Özgürlük Hareketi, son olarak 26 Ekim’de Qendîl’de yaptığı açıklamayla, güçlerini Türkiye ve Kuzey Kürdistan’dan çekmeye başladığını duyurdu. 
 
CHP Qers Milletvekilli İnan Akgün Alp, Kürt meselesinin çözümümü bağlamında süren tartışmaları ve gelişmelere ilişkin Mezopotamya Ajansı'nın (MA) sorularını yanıtladı. 
 
Son bir yıldır Kürt meselesiyle ilgili yeni bir süreç ve yoğun tartışmalar yaşanıyor. Kürtler bu meseleyi kendi haklarıyla ilgili bir sorun olarak görürken, devlet ya da iktidar bunu neden farklı bir şekilde tanımlıyor?
 
İktidar,  “Terörsüz Türkiye”, Kürtler  “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” diye tanımlıyor. Bu aslında iki farklı bakış açısının yansımasını gösteriyor. Son zamanlarda ise AK Parti başka, MHP başka mı düşünüyor veya devlet içerisinde farklı görüşler mi var diye yorumlar da var. Bana göre bu iki farklı sebepten kaynaklanıyor. Birincisi, o meseleyi ele alış biçimi. İktidar cenahı sadece “terör” ve şiddeti sona erdirme çabası olarak değerlendiriyor. Fakat Kürt sorunu bütünlüklü bir bakış açısıyla tarihi, toplumsal, siyasal, ekonomik ve hukuki sebepleri ile değerlendirilirsen yani bu sorunun ortaya çıkışından itibaren ele alarak bütünlüklü bakış açısıyla değerlendirilirse, bu sürecin farklı bir şekilde ilerlemesi gerekiyordu. Bir de aslında Suriye’de devam eden ve devletin başka bir kanadının yürüttüğü bir süreç ve o sürecin Türkiye’ye etkileriyle Türkiye’de eş zamanlı devam eden süreci yöneten farklı aktörler var. O aktörlerin bazen örtüşen, bazen örtüşmeyen açıklamaları oluyor. O da sanki farklı düşüncelerdeymiş gibi algıya sebep olur. Çünkü Suriye’de devam eden bir sosyal, siyasal, askeri bir iktidar paylaşım modeline göre devam eden bir süreç var. Bu süreci devletin başka bir kanadı yönetiyor. Orada devam eden bu sürecin Türkiye’de yansımaları oluyor. Tıkanıklıklar Türkiye’yi de etkiliyor. Süreç ilerledikçe Türkiye’deki süreç de buna göre ilerliyor. Bunları yürüten aktörler farklı olduğu için yansımaları da farklı oluyor.
 
Kalıcı bir barış için ne gerekiyor? 
 
Bu konuda aslında söylenmeyen bir söz de kalmamıştır. Kürt sorununun elbette nedenleri ve bir de sonuçları vardır. Sonuçları üzerinde, sonuçları gidermek üzerinden hareket edip güvenlikçi bir bakış açısıyla hareket ederseniz, sorunu salt bir şiddet meselesiymiş gibi ele alırsanız sorunun ana kaynağını çözemezsiniz. Evet, Kürt sorunu neticede bir şiddet doğurdu. Ama Kürt sorunu sadece bu demek değildir. Esas itibariyle bir insan hakları sorunudur. Dönemin koşulları içerisinde uğranılan baskılara, halkın uğradığı baskıya karşı bir demokratik talepler sorundur. Bu şekilde de ele almak lazım. Biz öteden beri parti olarak bu meseleyi bu cihetten ele alıyoruz. 1989'dan yayınladığımız rapordan itibaren biz böyle düşünüyoruz.
 
İktidar ya da devletin soruna tek pencereden bakması çözüm getirir mi?
 
Kürt sorunun siyasal, hukuki,  sosyal ve ekonomik sebeplerine yönelik bir tartışma yürütülmediği sürece, bu tek başına çözüm getirmeyecektir.
 
AKP-MHP arasında görüş ayrılığı var mı? Hükümet ve devlet, sürece farklı perspektiflerden mi bakıyor? 
 
Bu aslında kendi aralarında oluşturdukları ittifakın ruhuna da aykırı. Dediğim gibi, Suriye’de yürüyen süreçle ilgili aktörlerin farklı düşünceleri, farklı adımları ve onu yürüten farklı odaklar olduğu için bazen sanki söylemler farklılaşıyormuş gibi algılıyor olabilirsiniz. Ama bunu, kendi aralarında bir çatlak varmış gibi algılamak yanlış olur. Ben öyle bir farklılık görmüyorum.
AK Parti de artık devlette 23 senede kökleşti. Artık AK Parti’yi de hükümet-devlet ayrımı çerçevesinde çok fazla tartışmak doğru değil. Çünkü yasamasıyla, yürütmesiyle, yargısıyla, medyasıyla, sivil toplumuyla ve Meclis’teki aritmetiğiyle AK Parti, 23 senede yeterince devlete hâkim oldu. Bu ayrımı artık çok belirgin şekilde telaffuz edemiyorum.
 
CHP'nin sürecin içindeki rolünü nasıl görüyorsunuz?
 
Biz öteden beri bu sorunun Meclis çatısı altında çözülmesi gerektiğini, sürecin açık ve şeffaf yürütülmesi gerektiğini, Meclis komisyonlarının bu süreci yürütmesi gerektiğini savunmuştuk. Bugün de kurulan komisyona üye verdik; dahil olduk, içindeyiz. Fakat kurulan komisyon, bence şu ana kadar çok da istenildiği gibi çalışamadı. Bu biraz Meclis Başkanı'nın tavrından kaynaklanıyor. Suriye ile eşzamanlı yürütülmesinden kaynaklanıyor. Meclis Başkanı'nın her komisyon toplantısı öncesinde yaptığı bir çerçeveleme var. Yani komisyon, bir anlamda bu çerçevelemeye hapsolmuş gibi görünüyor.
 
Başından beri hem milletvekilleri olarak hem partimiz pozitif katkı sunmaya çalıştık. Bu sürece barışçıl yöntemlerle sorunun çözülmesine katkı sunmaya çalıştık, çalışıyoruz. “CHP dışında” demek çok da gerçekçi olmaz ama süreç çok hızlı ve sağlıklı ilerlemiyor. Bir yıl geçti, bu süre içinde tek bir yasa dahi çıkarılmamıştır. Hatta sürecin kendisini tanımlayan bir çerçeve yasa dahi çıkarmamıştır. Hatta bu konuyu yürüten aktörlerin güvenliğini sağlayacak bir yasa dahi çıkmamıştır.
 
Buna kim engel oluyor? 
 
Komisyon mümkün olduğunca çabuk bir şekilde önerisini Genel Kurul'a ve Meclis'in diğer komisyonlarına bildirip bu konuda somut adımlar atmalı.
 
Bütün bunlar sadece CHP'nin değil, aslında bütün Meclis'in eksikliğidir. Bizim şimdiye kadar bu çerçeveyi çizmiş olmamız gerekiyordu. Meclis komisyonumuz bu saate kadar dinlemeler yaparak gelmiştir. Bu dinlemeleri, toplumsal rıza ürettiğini iddia ederek yapmıştır. Sadece dinlemeyle toplumsal rıza üretilmez. Rıza, toplumun ihtiyaç duyduğu şeyleri söyleyerek ikna edici adımlar atarak üretilir. Komisyon mümkün olduğunca çabuk bir şekilde önerisini Genel Kurul'a ve Meclis'in diğer komisyonlarına bildirip bu konuda somut adımlar atmalı.
 
Komisyonun İmralı ziyareti gündemde. Ancak henüz komisyon bu hususta toplanmadı. Komisyonun Abdullah Öcalan ile hala bir görüşme takvimini belirlememesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
En güncel tartışma bu. PKK’yı kim kurdu ve kim fesih kararı verdi, uygulattı? Yıllardır cezaevinde olan Abdullah Öcalan. 27 Şubat’ta da açık bir açıklama yaptı. Bir sözüyle savaşı başlatıp kesebiliyorsa, böyle bir gücü varsa, bu şiddeti sona erdirmek için kiminle konuşmak lazım? Devlet, Abdullah Öcalan ile görüşüyorsa Komisyon neden görüşmesin? Dünyanın birçok ülkesinde yaşanan farklı çatışma deneyimleri ve de çatışma çözümü teorisinin kabul ettiği bir tanım vardır: muhataplık tanımı. Bir çatışmanın çözümünü kim ile muhatap olarak çözersin? Bu aslında tanımlanmış bir şeydir ve dünyanın çeşitli yerlerinde etnik temelli, mezhep temelli, kimlik temelli çatışma ortamlarında defalarca denenmiş, sınanmıştır. Bir çatışmanın çözümü, muhatabı, esas aktörler adına karar verebilme yeteneğine sahip temsilcilerdir. Bir çatışmayı kim çözebiliyorsa, kim durdurabiliyorsa, muhatap odur. 
 
Bu sürecin sağlıklı yürütebilmesi için Abdullah Öcalan’la muhakkak görüşülmesi gerekiyor. Çünkü çatışmayı bitirecek olan muhatap kendisidir. O olduğunu zaten 27 Şubat'ta yaptığı açıklama ile sonra Mayıs ayında örgütünün yaptığı açıklama da var. Eğer bir savaşı kesme gücünü elinde bulunduruyorsa, biz bu süreci, terörü ortaya çıkaran sebepleri de, çözüm yollarını da bizzat muhatabıyla görüşerek çözebiliriz. Bunu devlet görüşüyor. Güvenlik bürokrasisi görüşüyor. DEM Partili milletvekilleri gidip görüşüyor. Oysa ki bunu kendine güvenen bir devlet, korkmayan bir devlet, sorunları gerçekten çözme iradesine bir sahip olan bir devlet bunu doğrudan muhatabıyla görüşebilmelidir.
 
Partiniz nasıl düşünüyor?
 
Biz tabii AK Parti’nin ne dediğini çok merak ediyoruz. Asıl muhatap olarak AK Parti, bugüne kadar bu konuda bir şey söylemedi. Dünyanın çeşitli ülkelerinde yürümüş bütün bu süreçleri bilimsel olarak takip etmiş bir milletvekiliyim.
 
AKP ‘Evet’ derse CHP de ‘Evet’ der mi? CHP kendini AKP’ye göre mi konumlandırıyor?
 
Komisyon kendi kararını alacaktır. Komisyon kendi kararını kendi çoğunluğuyla kendi müzakeresiyle alacaktır. Sorunun muhatabı da kendi dinamiği içerisinde bellidir.
 
Sizce komisyonda bu karar çıkacak mı?
 
Bunu birinin yapması gerekiyor. Eğer Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu süreci kendi çatısı altında şeffaf bir şekilde yürütecekse, tartışmaları da şeffaf bir biçimde gerçekleştirmeli.
 
Bir de meselenin yasal boyutu var. Sizin görüşünüz nedir bu konuda?
 
Örgüt, bugün itibariyle münfesih durumdadır. Kendini feshetmiştir. Fakat kendini fesheden örgütle iltisaklı, irtibatlı yargılanan yüzlerce, binlerce insan vardır. Örgüt üyesi olarak yargılanan binlerce insan vardır. Aranan insanlar vardır. Eline silah almış olanlar vardır. Almamış olanlar vardır. Tek bir gün bile şiddete bulaşmamış olmasına rağmen örgüt üyesi olarak yargılanan insanlar var. Hapiste insanlar vardır. Sürgünde insanlar vardır. Bunların akıbetinin ne olacağı bir yasal düzenlemeyle belirlenmesi gerekir. Bu yargılamalar hakkında durma kararı mı verilecek, düşme kararı mı verilecek? Kimler hakkında nasıl bir hukuki müeyyide uygulanacak? Bu ayrımlar nereye göre yapılacak? Yönetici kadronun durumu ne olacak? Bir örgütü tasfiye ediyorsanız ve 50 yıl boyunca bu örgüt bir yasal takibata maruz kalmışsa, bu yasal takibatlar ortada kalacak hâli yok. Bunlara bir çözüm bulmak lazım. 
 
Bakın, 1980 yılını baz aldım. O günden bugüne 1 milyonun üstünde insan örgüt üyeliği ile suçlanmış. Bugün için devam eden binlerce dava var. Elbette ki bu aynı zamanda bir hukuki sorunsal. Bu hukuki sorunu çözmek için yasa çıkarmaktan daha tabii ne olabilir? Hiç yasa çıkarmadan yüz binlerce insanın akıbetini nasıl belirleyeceğiz? Elbette ki bir yasanın çıkması lazım.
 
Sadece bu konularla ilgili yasa hazırlanması ve devreye girmesi çözüm için yeterli olur mu?
 
Elbette ki, yani örgütün fesih durumuna gelmesi ile ilgili çıkarılacak yasalar farklıdır. Kürt sorununun ortaya çıkmasına sebep olan nedenleri çözmek için çıkarılacak yasalar farklıdır. Bu tek başına yeterli olmayacaktır. Fakat en önce bunun yapılması gerekir.
 
Peki devlet bu konuda sizce nerede duruyor? 
 
Sizin çözüm iradeniz aynı zamanda adım atmayı da gerektirir. Bugüne kadar çok önemli işler de yapıldı. Hiç hayal edilmeyecek sözler söylendi. Hiç kimsenin duymayı ummadığı insanlardan ummadık sözler duyduk. Bu nedenle bugüne kadar yapılanları küçümsememek lazım. Komisyon da çok önemli işler yapmıştır, çok önemli bir görev yerine getirmiştir. Fakat elbette bunun nihayete ermesi için ete kemiğe bürünmesi gerekir. Yavaş yavaş o döneme de yaklaşıyoruz gibi düşünüyorum; umuyorum.
 
CHP tabanı bu sürece ne şekilde yaklaşıyor?
 
CHP tabanı Türkiye'nin demokratikleşmesini, huzurunu, adil bir ülke olarak yönetilmesini istemiştir. Bütün Cumhuriyet Halk Partililer bunu böyle ister."
 
MA / Mehmet Aslan
 

Diğer başlıklar

23:08 Meclis, AYM, Sayıştay, Adalet ve Dışişleri Bakanlığı'nın bütçeleri kabul edildi
22:45 KYK yurdunda öğrenciler tarihi geçmiş mantıdan zehirlendi
22:32 Süveyda’da 3 toplu mezar bulundu
21:16 İzBB işçilerinden meşaleli yürüyüş: Müzakere masası kuralım
21:01 Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Ersoy gözaltına alındı
20:33 Dêrazor’da operasyon: 3 DAİŞ'li yakalandı
20:22 Mülkiyeliler Birliği tiyatro gösterimi için salon vermedi
19:47 ÖHD'den Burdur Cezaevi için çağrı: Soruşturma başlatılsın
19:43 İşçilerin eylemi 133'üncü gününde
19:38 Amed Film Festivali'nde 14 film ve belgesel izleyicisiyle buluşturuldu
19:12 Sevilay Çelenk: Türkiye, Suriye Kürtlerinin kazanımlarını korumalı
19:08 Alevilere dönük katliamlar protesto edildi
18:39 Karşıyaka Emek ve Demokrasi Platformu: Savaşa değil barışa bütçe
17:52 DEM Partili Dilan Ayan: Barış ve demokratik toplum yasaları çıkarılmalı
17:45 Gazze’de ateşkese rağmen 70 çocuk katledildi
17:42 İsrail askerleri Kuneytra’da yurttaşlara ateş açtı
17:39 Torununa tecavüz eden erkek yine tutuklanmadı
17:36 Sakık’tan Fidan’a: Şam yerine kardeşlerimizin olduğu Rojava’ya gidin
17:18 Çanakkale'de bir kadın katledildi
16:43 Serap Avcı cezaevi önünde alkışlarla karşıladı
16:15 Dêrsim'de 4.2 şiddetinde deprem
15:56 Öz savunmada bulunan Serap Avcı için tahliye kararı
15:39 Haber telif hakkının 'örgüte yardım' olarak değerlendirildiği dava görüldü
14:56 Fotoğraftaki kişi iddiasına beraat
14:47 Wan'da Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu ve GABB kadınlar ile bir araya geldi
14:35 Rojbin Sönmez anıldı
14:28 Gelecek Partili Torun: Suriye'de kalıcı çözümün anahtarı kapsayıcı diplomasidir
14:27 'Türk'ün gücünü göreceksin, denilerek tutsağa işkence yapıldı'
14:19 Ayla Akat Ata’nın yargılandığı davada mütalaa hazırlanacak
14:16 Şırnak Adliyesi'nde intihar girişimi
14:12 Hukuk örgütleri Riha'daki cezaevlerindeki ihlalleri açıkladı
13:43 Patron işkencesinde 4 kişiye hapis cezası
13:13 Dêrsim’de kampüsün kamu kurumlarına açılmasına tepki
13:09 HDK soruşturmasında sanatçı Pınar Aydınlar'a hapis cezası verildi
13:05 Partiler ‘çözüm’ raporlarını Meclis’e sunacak
12:11 QSD’den Şam’a: Barışı bozan girişimlere karşılık verilecektir
12:09 Yasadışı bahis soruşturmasında 20 gözaltı
12:07 Hevsel ve On Gözlü Köprü'deki işgal gündemiyle toplantı
11:13 Dilan ve ‘komünün çocuğu’
10:28 Kayyıma gerekçe yapılan davadan beraat eden eşbaşkandan göreve iade başvurusu
10:11 İşçiler, işe iade kararını uygulamayan İzmir Belediyesi'ni protesto etti
10:02 Bahisten Fenerbahçe’nin kaptanının da aralarında olduğu 20 kişiye tutuklama
09:44 Suriye bölünmesin ama Halep benim olsun!
09:33 Akademisyen Lemkow: Abdullah Öcalan'a katılıyorum
09:25 Irmak: Ortak dil festivallerde yakalanır
09:23 KYK'de öğrenciler dinci yapılara yönlendiriliyor
09:21 ‘Erkek-devlet şiddetine karşı birbirimizin güvencesiyiz’
09:20 'Abdullah Öcalan bizi yepyeni bir sosyalizm tartışmasına davet ediyor'
09:19 Licê’de kadınlardan ortak mücadele çağrısı
09:16 İHD Antalya Eşbaşkanı: Abdullah Öcalan’ın koşulları düzeltilmeli
09:10 Agirî Belediyesi bir yılda kentin çehresini değiştirdi
09:06 Ekolojist Özdemir: Toplumsal ve ekolojik adalet yan yana gelmeli
09:01 Hîlala Zêrîn çarpıtılan tarihe sanatla ışık tutuyor
09:00 09 ARALIK 2025 GÜNDEMİ
08:26 Wan, Şirnex, Sêrt ve Colemêrg için sarı kodlu uyarı
08/12/2025
23:14 Hesekê'de Orkêş Müzik Festivali başladı
22:49 Wan'da oteldeki yangın kontrol altına alındı
22:05 KESK’ten 30’uncu yıl etkinlikleri
22:03 Öğrencilerden Eskişehir Kurdî Topluluğu'na destek
22:00 Amed'de festival ikinci gününde: Hafızaya kazınan konular beyaz perdede
21:46 Wan'da otel yangını
20:59 DEM Parti'den Selvi'ye: Süreci sabote edenleri başka yerde ara
20:46 Özel'den 'Suriye Kürtleri' mesajı: Huzur içinde olmaları Türkiye’ye güvencedir
19:50 Bahis soruşturması: Kaptan ve futbolcular hakkında tutuklama talebi
19:13 Bahçeli'den eş genel başkanlara 'tebrik'
19:01 AB'den iltica başvurusu reddedilenler hakkında yeni kararlar
18:11 DEM Partililerden 'bütçe' çağrısı
17:56 Japonya’da 7.2 büyüklüğünde deprem: Tsunami uyarısı yapıldı
17:50 Bakırhan'dan 'yerel yönetim' çağrısı: Mahalledeki sorunu Ankara'da çözemezsiniz
17:20 Tülay Hatimoğulları: Suriye'nin tek çaresi adem-i merkeziyetçiliktir
17:20 Gazze'ye saldırılarda 5 kişi daha hayatını kaybetti
16:19 DEM Parti’den bütçeye şerh: Sürece duyarsız bir şekilde hazırlanmıştır
16:03 ‘Büyüyen sadece yoksulluk, sefalet ve açlıktır’
16:02 Tutsaklara 'Mahabad' ve 'Kürdistan' cezası
15:32 Gazeteci Aykol'un tedavisi devam ediyor
14:46 ‘Sağlık emekçileri yalnız değildir’
14:46 Elkê'de yol kiralanan iş makinesi ile açtırıldı
14:20 Pirsûs'ta şüpheli kadın ölümü
13:46 Antalya’da 5.2 büyüklüğünde deprem
13:42 Belediyeden On Gözlü Köprü açıklaması
13:18 Kurtulmuş'tan süreç açıklaması: Bu bir devlet projesidir
13:11 EMEP 'halktan yana bir bütçe' için 15 acil düzenleme önerdi
13:10 'Çözüm süreci'ni bitiren olayda polisin parmak izi dosyaya eklendi
11:51 Kağanarslan: Abdullah Öcalan'ın sosyalizm tartışmasındaki fikirleri ufuk açıcı
11:17 İzBB işçileri 'emekleri' için çıplak ayaklarla yürüdü
11:12 Prof. Norman Paech: Ulus-devlet geleceğin modeli değildir
11:05 Elkê'de heyelan: Karayolları kiralık iş makinesi arıyor!
11:02 Abdullah Öcalan’ın ışığı 11 bin kilometrelik yolları arşınlattı
10:55 Veysi Aktaş'tan eleştirilere yanıt: Türkiye solunun kendini yenilemesine ihtiyaç var
09:57 JINNEWS’in Kasım ayı şiddet çetelesi: 23 kadın ve 3 çocuk katledildi
09:23 ‘Uyuşturucu ve fuhuşa karşı birlikte çözüm bulabiliriz’
09:18 Sri Lanka’da afet: 627 ölü
09:15 Hasta tutsak raporu: Çelişki, eksik tanı, yer verilmeyen hastalıklar
09:14 Akademisyen Orhan: Pozitif barış inşası için entegrasyon yasaları yapılmalı
09:12 Mele Dunayserî: Müzakerede koşullar eşit olmalı
09:10 ‘MESEM’ler eğitim değil sömürü yerleri’
09:02 'Kapitalizm büyüme hırsıyla su kaynaklarını yok ediyor'
09:00 'DAİŞ emiri' Hemo'nun hikayesi
09:00 08 ARALIK 2025 GÜNDEMİ
08:01 Çok sayıda kent için sağanak ve kuvvetli rüzgar uyarısı
07/12/2025
23:48 Muğla'da 11 mahalle karantinaya alındı
22:55 Wan'da 4.6 büyüklüğünde deprem
21:32 DEM Parti'den Kumluca’da şölen
20:53 Amed Film Festivali, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne adandı
20:02 Wan’da şüpheli ölüm
19:58 Colemêrg’te heyelan
19:40 Uluslararası Savaş Karşıtı Film Festivali ödülleri sahiplerine verildi
19:24 Eskişehir’de Kürtçe'ye engel
19:08 Mazlum Ebdî: Şara’dan gerçek bir değişim görmemiz gerekiyor
18:17 PYD: Yeni Suriye’nin kurulması ademi merkeziyetçilikle mümkün
17:54 Konferans sona erdi: Öcalan’ın sözlerinin gücünü ülkemize götürmek için geldik
17:42 10 yaşındaki çocuk gömüldüğü topraktan yaralı çıkarıldı
17:40 İsrail'in saldırıları sürüyor: 70 bin 360 kişi katledildi
16:37 Gazeteci Aykol'un tedavisi devam ediyor
16:27 Anavarza Kültür ve Sanat Derneği açıldı
16:18 Haydar Ergül: O ışık Öcalan'ın kendisidir
16:07 Marksist John Hollaway: Abdullah Öcalan’ın yaktığı ışık beni buraya getirdi
15:47 İzmir'de asgari ücret ve bütçe tepkisi
15:15 Nobel Ödüllü Shirin Ebadi: Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü sürecin temel koşuludur
15:12 Macaristan Başbakanı Orban yarın Türkiye'ye geliyor
14:59 Dil kurumlarından çocuklara alfabe öğretme etkinliği
14:26 PKK'liler için kurulan taziye ve verilen mevlide kitlesel ziyaret
14:08 Demirtaş: Süreç parçalanma değil, onurlu birliği sağlayacak bir süreç
Figen Yüksekdağ: Yeni bir dönemin kapıları açıldı
14:00 Barış ve Demokratik Toplum Konferansı'nın ikinci oturumu
13:57 Seferleri azaltan kayyım öğrencileri mağdur etti
13:30 Mêrdîn’de sağanak: Caddeler göle döndü
13:03 Prof. Paech: Kürtlerin ve azınlıkların varlığı kolektif haklarla korunmalı
12:17 Dubbins: 27 Şubat çağrısı Türkiye ve Ortadoğu için muazzam fırsat yarattı
10:30 DEM Parti'nin 'Uluslararası Konferansı' konuşmalarla sürdü
10:08 Hindistan’da gece kulübü yangını: En az 25 ölü
09:57 Jin dergi ‘Komün’ kapağıyla çıktı
09:53 Hintli eski Parlamenter: Öcalan'ın ilkeleri bütün dünyaya barış getirecektir
09:43 Konferansa katılanlar: Tarihi seyreden değil, yapan bir dönemdeyiz
09:24 Psikolog Hatice Göz: Güçlü bir çocuk hakları hareketi oluşturulmalı
09:21 Çok sayıda bölgede sağanak bekleniyor
09:19 Emekliler: 2026 yılını emeklilere düşman yılı kabul ediyoruz
09:12 Cezaevindeki yemek borcu gerekçesiyle kızının bursuna el konuldu
09:12 Wan kayyımı ‘Sit alanı’ olan yapıyı bakanlığa devretti
09:10 Licê’deki fuhuş ağına karşı komisyon kurulacak
09:08 Dêrsim’de fuhuşa tepki: Yapılanlar bilinçli bir politikanın devamıdır
09:06 Özgür sinemanın adresi
09:02 Anneler: Önderliğimiz özgür olmadan barış olmaz
09:00 07 ARALIK 2025 GÜNDEMİ
06/12/2025
23:49 Yemeklerinde ölü fare çıktığını söyleyen öğrencilerden protesto
23:23 Paramiliter grupların işkence ettiği Efrînli M.S. yaşamını yitirdi
23:13 Uluslararası konferansta yarın da önemli başlıklar tartışılacak
23:07 Metin ve Kemal Kahraman’ın konserine yoğun ilgi
22:54 Muhittin Böcek hastaneye kaldırıldı
22:51 Hatun Esen: Doğayı katledenler değil mücadele kazanacak
22:11 BMGK'den Lübnan'a destek açıklaması