Akademisyen Berwarî: Irak ittifaklar çerçevesinde bölüşülüyor 2025-08-31 09:16:48   HABER MERKEZİ - Irak’ta Haşdi Şabi tartışmaları ve bölgedeki gelişmelere dikkat çeken akademisyen Kamuran Berwarî, "Irak ittifaklar çerçevesinde bölüşülüyor. Rojava’nın demokratik konfederalizm deneyimi Irak için bir örnektir. Eğer halk sürece dahil edilirse demokratik bir Irak inşa edilebilir” dedi.    Irak Parlamentosu’na ilk kez Mart ayında sunulan, 18 maddeden oluşan ve Haşdi Şabi’ye ilişkin birçok değişiklik öngörülen “Haşdi Şabi Yasası” yeniden gündemde. Aylarca parlamentoda bekletilen yasa; Haşdi Şabi Başkanı’na “bakan” statüsü ve “Ulusal Güvenlik Bakanlar Komitesi”nde daimi bir koltuk verilmesi, ayrıca bazı üst düzey komutanların “bakan yardımcısı” seviyesinde görevlendirilmesini içeriyor.    Yasa ülkede tartışılırken, Amerika Birleşik Devletleri askerlerini Irak’tan çekti. Uzun yıllardır Irak siyasetinde belirleyici olan ABD’nin bu hamlesi, görünürde bir geri çekilme olsa da aslında bölgeyi yeniden dizayn etme girişimi olarak yorumlanıyor. Bu adım, İran’ın bölgedeki etkisinin sınırlandırılması, İsrail’in Ortadoğu’ya dair uzun vadeli projelerinin hayata geçirilmesi ve Britanya’nın gözetiminde şekillenecek yeni askeri-siyasi yapılanmaların önünü açıyor.  ABD’nin askerlerini Irak’tan çekmesinden sonra yasa, şimdilik rafa kaldırılmış olsa da bölgedeki gerilim sürüyor.    Federe Kürdistan Bölgesi’nde bulunan akademisyen Kamuran Berwarî, Irak’ta son dönemde yaşanan gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu.    'DENGELER DEĞİŞTİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR'   ABD’nin Irak’tan askerlerini çekme kararını “bir uyarı” olarak nitelendiren Berwarî, “Bu adım, Irak’ın kendisini ABD’nin taleplerine göre yeniden dizayn ettiğinin göstergesidir. Irak, İsrail, ABD ve Britanya’nın önünde eğilmeye hazırlanıyor. Bu güçlerin dünyada yeni bir dizayn süreci başlattığını biliyoruz. Bu süreçte Avrupa’nın, Ortadoğu üzerinde etkisinin kalmayacağı, ABD’nin ve ona eklemlenen güçlerin bölge üzerinde söz sahibi olacağı görülüyor. Dolayısıyla Ortadoğu’da dengeler değiştirilmeye çalışılıyor. Çünkü İran’ın, Filistin’den Yemen’e, Lübnan’dan Irak ve Suriye’ye kadar bütün bölge üzerinde etkisi var. ABD ve müttefikleri bu etkiyi sonlandırmak istiyor” diye belirtti.    'HAŞDİ ŞABİ BİLEŞEN OLACAK'   Irak’ın, ABD’nin talepleri karşısında boyun eğdiğini söyleyen Berwarî, askerlerin çekilmesi kararının farklı aktörler tarafından farklı biçimlerde karşılandığını belirtti. Türkiye, İran, Rusya ve Çin’in de bu süreçten haberdar olduklarını dile getiren Berwarî, “Haşdi Şabi’nin Irak’ta varlığını sürdürmesi, İran’ın etkisinin devam etmesi anlamına geliyor. ABD bu nedenle bu gücün mevcut haliyle varlığına tahammül edemez ve hoş görmez. ABD ile Irak arasında bir tür anlama ve anlaşma süreci işletiliyor.  Irak’ın, Haşdi Şabi’ye ilişkin aldığı kararın da ABD’nin koşullarını kabul etmenin bir ifadesidir. Irak bugün Haşdi Şabi’nin varlığını sonlandıramayacak ama yapısal dönüşümle etkisizleştirecek. Haşdi Şabi varlığını sürdürecek ama yöntemi ve ismi değiştirilecek.  Yani entegre edilecek. Bu güçler Irak Ulusal Güçleri adı altında Irak ordusunun bir parçası haline getirilecek. Britanya’nın gözetiminde eğitilecek olan bu güçlere 2 yıllık bir eğitim verilecek, ardından askeri görevler üstlenecekler. Böylece Haşdi Şabi, Irak ordusunun bir bileşeni haline gelecek. Ancak gelecekte bağımsız bir güç olarak Haşdi Şabi var olmayacak" ifadelerini kullandı.   'IRAK İTTİFAK ÇERÇEVESİNDE BÖLÜŞÜLÜYOR'   Ortadoğu’nun geleceğini şekillendirecek bu gelişmelerin İsrail’in planlarıyla doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çeken Berwarî, İsrail’in bölgeye ilişkin uzun vadeli projeler belirlediğini söyledi. İsrail’in Filistin, Suriye, Ürdün ve Irak toprakları üzerinde yüzyıllardır egemenlik hesapları yaptığını söyleyen Berwarî, 27 Ağustos’ta Şii liderlerinin Şii gruplarla yaptığı ittifaklara işaret ederek, ekledi: “ABD’nin Irak’tan çekilmesi, Suriye’ye ya da Kürdistan’a yönelmesi, Britanya’nın çizdiği yeni dünya haritasında bütün egemenlik ilişkilerini değiştirecek. Şii havzası, Irak’ta ABD, Britanya ve İsrail ile 12 madde üzerinden anlaşma yaptı. Bu maddeler, Irak’ın bir yüzyıl boyunca bu şekilde kalmasını, Şiilerin iktidarını sürdürmesini ve ülkenin servetlerinin bölüşülmesini öngörüyor. Buna göre, Irak’ın zenginliklerinin yüzde 30’u Irak’a, yüzde 50’si ABD’ye, yüzde 10’u Britanya’ya, yüzde 10’u da İsrail’e bırakılacak. Irak şu anda bu ittifaklar çerçevesinde bölüşülüyor.”     'ROJAVA IRAK İÇİN BİR ÖRNEK'   Irak’ın üç bölgeye ayrılmasının gündemde olduğuna işaret eden Berwarî, “Bir bölge Şiilere, diğer bölge Sünnilere bırakılacak. Kürdistan bölgesi de Şii ve Sünnilerin ortak nüfuzu altında kalacak. Bağdat ise bağımsız bir merkez bölge olacak. Bu gelişmeler doğrultusunda Irak, en az bir yüzyıl daha ABD, Britanya ve İsrail’in gözetimi altında kalacak. Irak’ta siyasi sistem değişecek, mevcut koşullarda federal sistemler öne çıkacak ancak Iraklıların akıllıca adımlar atması halinde konfederal bir yapı da inşa edilebilecek. Rojava’nın demokratik konfederalizm deneyimi Irak için bir örnektir. Eğer halkın iradesi sürece dahil edilirse demokratik bir Irak inşa edilebilir. Ancak halk siyasi karar süreçlerinin dışında bırakılır ve mevcut gibi iradesiz kılınırsa bu Irak’ın geleceği için büyük bir tehdit oluşturur. Çünkü bir ülkenin kaderi sadece yöneticilerin değil, halkın da elindedir. Irak’ta ciddi senaryolar tartışılıyor. Uluslararası güçler bu sürece doğrudan müdahil olmuş durumda. Irak halkının sürece katılmaması durumunda ülkenin geleceği Rusya, Çin ve Fransa gibi bölgesel ve küresel aktörlerin inisiyatifine bırakılacak" diye belirtti.    MA / Zeynep Durgut