Belediyeden kentsel dönüşüm gaspı: Halk 'adil sözleşme' istiyor

İSTANBUL - Ümraniye Belediyesi’nin Topağacı Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm projesine karşı çıkan mahalle sakinlerinden Sadık Yılmaz, tapulu mülkleri için "adil bir sözleşme" talepleri olduğunu söyledi. 
 
İstanbul'un Ümraniye ilçesine bağlı Topağacı Mahallesi’nde yurttaşların kentsel dönüşüm sürecine tepkileri sürüyor. 13 bini aşkın kişinin yaşadığı mahallede, kentsel dönüşüm süreci 2018 cumhurbaşkanlığı ve genel seçimleri öncesi ilan edilen “imar affı” ile başladı. Bazı mahalle sakinleri, 2021’de belediyenin yürüttüğü proje kapsamında hazırlanan sözleşmelere imza attı. Daha sonra projenin iptal edildiği ve sözleşmelerin tek taraflı feshedildiği söylendi. Mart 2024’te ise mahalle “rezerv alan” ilan edildi.
 
Dönemin AKP'li belediye yöneticileri, mahalleliye yeni bir sözleşme önerdi. Birçok mahalleli, sözleşmeye karşı çıktı. Ancak belediye yıkım çalışmalarına başladı. Tepkilerin büyümesi üzerine belediye, mahallenin elektrik, su ve doğalgazını kesti. Belediye ekipleri, polis korumasında şu ana kadar mahallenin yüzde 20’sini yıktı. Mahalle sakinleri ise hem yıkım hem de belediyenin kesintileri nedeniyle mağdur. 
 
SÜREÇ NASIL GELİŞTİ?
 
Yaklaşık 35 yıldır Topağacı Mahallesi’nde oturan Sadık Yılmaz, 2012 yılında tapularını aldıklarını, müteahhitlerin sık sık mahalleye geldiklerini, son olarak belediyenin "Buraları kentsel dönüşüme sokalım, siz de rahatça oturun. Talep toplayın. Buralar çok değerli yerler. Müteahhitler burada koşturuyor. İmza toplayın, imzaları da belediye binasına asın. Gören müteahhitler, gelir size başvuruda bulunur" dediğini aktardı. 
 
Yılmaz, belediye yetkililerinin, yapılacak yeni yapıların yüzde 50’sinin kendilerine verileceğini ve "Devlet kar gütmez. Bu evleri maliyetine size verecek" dediğini paylaştı. Yılmaz, mahalle sakinlerinin büyük bölümünün bu sözler üzerine sözleşmeleri imzaladığını, ancak belediyenin 2024 seçimlerine kadar mahalleye uğramadığını söyledi. Yılmaz, "Seçim yaklaşır yaklaşmaz geldiler, ‘Buraya bir temel atmamız lazım’ dediler. Biz de sözleşmeleri sorduk. Sözleşmeleri tek taraflı fesih ettiler. Biz fesih işlemini sorunca, ‘3 yılda çok şey değişti, maliyetler arttı. Biz sizi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na devrettik. Orayla bir anlaşma yapın’ dediler. Ardından mahallemize bir ofis açtılar. Ofis açılışı sonrası, ‘Seçim öncesinde Murat Kurum’a bir temel attırmamız lazım’ dediler. Biz de 'önce anlaşma yapalım' dedik. Murat Kurum ‘Kimse mağdur olmayacak’ dedi. Temel attık. Ancak Murat Kurum gittikten sonra biz belediyeyle muhatap olduk" sözleriyle yaşanan süreci özetledi. 
 
İkinci sözleşmelerin kendilerinin aleyhine hazırlandığını ifade eden Yılmaz, "Sözleşmeyi de vermediler. 'Neye imza atacağımızı nerden bileceğiz' dedik. Onlar, ‘yok’ dedi. Ancak bir şekilde sözleşmenin resmini çektirdik. Avukatlara gösterdik. Çok sayıda usulsüzlük ortaya çıktı. Sözleşmedeki 16 madde bizim aleyhimize; 210, 240 metre kareye yere 120 metrekare denmiş. İmar değişikliğinden hak talep edemeyeceğimiz yazmış. Ama hani biz yüzde 50 ortaktık? Yetkililer, ‘Sen alacağını 2 daireye bak. 1 ile 3 arası kat al’ diyorlar. Niye 1 ile 3 arası alalım? Yetkililer, ‘Kura çekiminde 4 çıkarsa eğer şerefiye farkı çıkar. Fiyat farkı vermezsen de alt kata ineceksiniz’ diyorlar. 'Biz ev sahibiyiz, arsa sahibiyiz. En iyisini bize verecektiniz, projeyi gösterecektiniz' dedik" şeklinde konuştu. 
 
‘BELEDİYE KENDİ İNİSİYATİFİYLE REZERV YAPMIŞ’
 
Belediyenin yeterli imzayı toparlayamadığını söyleyen Yılmaz, "Bunlar 'Bakanlıktan arıyoruz. Gel imza at yoksa elindekini rayiç bedeliyle alacağız’ diyorlar. Belediyeye gittik, ‘Bizi arıyorlar, bunlar kim’ dedik. Yetkililer, ‘Biz aramadık’ diyor. Sonra millet korktu ve imza attı bazıları. Daha sonra projede olmayan bir yeri de projeye koyarak yüzde 51'i buldular. Buna da itiraz ettik. Bunu burayı bir gece duyunca rezerv alanı yaptılar. Çoğu yere itiraz ettik. Baktık ki sadece Ümraniye Belediyesi kendi inisiyatifine dayanarak buraları rezerv yapmış" ifadelerini kullandı. 
 
Bakanlığa bağlı Kentsel Dönüşüm Ofisi’nde çalıştıklarını iddia edenlerin Arı İnşaat çalışanları olduklarının ortaya çıktığını kaydeden Yılmaz, "Ardından bakanlığa gittik. Bunlar devletin çalışanı değil, Arı İnşaat çalışanı olduğunu söyledik. Bakanlık, ‘Onlar taşeron, devletin o kadar adamı mı var. Sen bir ofise git otur, tabelamızı koy, sen de imza topla’ dediler” diye belirtti.
 
'HAKKIMIZI İSTİYORUZ'
 
Yılmaz, şunları söyledi: "Biz hakkımızı yedirmeyeceğiz. Buralar tapulu yerlerimiz. Gitmediğimiz yer kalmadı. Murat Kurum bu işe el atsın. Biz yetkililerden yardım istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz. Benim kapımı açtıkları zaman haneye tecavüzdür. Ama kapımı kırdılar. Bizi mağdur etmeye çalışıyorlar. 3, 5 gün gelip birkaç gün yıkıyorlar, sonra gidiyorlar. Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, ‘Kimse kimsenin evine çökemez, tapulu yerleriniz. Gerekirse hemen yanınızda bulunan inşaatlardan daire veririz’ dedi. Biz kentsel dönüşüme karşı değiliz. Sözleşmenin adil olmasını istiyoruz. Yüzde 50 olsun. Projeyi göstersinler. Bizlere 8 bin lira kira yardımı veriyorlar. Öyle bir yer de yok."
 
MA / Ömer İbrahimoğlu