KHK eylemi 365'üncü haftasında ortak mücadele çağrısı

Paylaş:
İZMİR - KHK'lilerin işlerine geri dönmesi talebiyle yapılan oturma eyleminin 365'inci haftasında kamu emekçileri, kamusal alanları tasfiye eden anlayışın bugün de kamusal alanlara çökmeye çalıştığını belirterek, ortak mücadele çağrısı yaptı. 
 
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubesinin, Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) işten çıkarılmaları protesto etmek amacıyla her çarşamba düzenlediği oturma eylemi 365'inci haftasında da Karşıyaka çarşı girişinde devam etti. Açıklamada “İhraç tecrittir. Tecrit insan hakları ihlalidir. Hak ihlallerine hayır. İşimize geri döneceğiz” pankartı açıldı. Basın metnini Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) İzmir Şubesi Başkanı Erdal Akyol okudu. 
 
Savunma hakkı bile tanınmadan görevlerinden ihraç edilen kamu emekçileri hakkında Anayasa Mahkemesi’nin ve uluslararası yargı organlarının verdiği kararların, hukuksuzluğu ortaya koyduğunu belirten Akyol, tazminat haklarının önünün açılması, ihraç işlemlerine dair eleştirilerin artması ve uluslararası mahkemelerin sürece müdahil olmasının haklılıklarının göstergesi olduğunu vurguladı. Tüm bu gelişmelere rağmen, gerçek bir adaletin hâlâ sağlanamadığını söyleyen Akyol, "Bu ihraçlar yalnızca bireyleri değil, kamu hizmetinin niteliğini de hedef almıştır. Emekçilerin yerine liyakatsiz, biat eden kadrolar yerleştirilmiş; kamusal kurumlar işlevsizleştirilmiş ve halktan koparılmıştır. Aradan geçen yıllara rağmen bu hukuksuzluk sona ermemiştir. Çünkü mesele yalnızca KHK’lar değil; mesele, iktidarın hukuku askıya alarak toplumu yeniden dizayn etme iradesidir" dedi.
 
'KAMUSAL ALANLARA EL KONULUYOR'
 
Kamusal değerleri sistemli bir şekilde tasfiye etmenin tesadüf değil, bilinçli bir tercih olduğunun altına çizen Akyol, bu zihniyetin şimdi de halkın ortak malı olan kamusal alanlara el koyduğunu söyledi. Meslek Fabrikası sürecinin bunun en güncel ve somut örneği olduğunu belirten Akyol, "Bugün Meslek Fabrikası’na yönelik müdahale tam da bu KHK düzeninin devamıdır. KHK’lerle emekçileri tasfiye eden anlayış, şimdi kurumların kendisini ortadan kaldırmaya yönelmiştir. Önce insanı yok sayan, emeği değersizleştiren bu düzen, şimdi halkın eğitim ve üretim alanlarını tamamen ortadan kaldırmak istemektedir. İzmir’de yıllardır emekçilerin, işsizlerin, kadınların ve gençlerin meslek edinmesi, üretime katılması ve onurlu bir yaşam kurabilmesi için önemli bir kamusal görev üstlenen Meslek Fabrikasına el konulması, yalnızca bir eğitim merkezine değil; halkın ortak birikimine, emeğine ve geleceğine yönelik açık bir saldırıdır. Bizler biliyoruz ki; bu ülkenin kaynakları saraylara, müteahhitlere, yandaş sermayeye aktarılırken, halkın en temel ihtiyaçları sistematik olarak görmezden gelinmektedir. KHK’lerle işsiz bırakılan emekçiler, bugün Meslek Fabrikası gibi kurumlarla yeniden üretime katılma imkânı bulurken, şimdi bu kapılar da kapatılmak istenmektedir" ifadelerini kullandı.
 
ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI
 
Tüm bunlara rağmen boyun eğmediklerini, direndiklerini belirten Akyol, yıllardır verdikleri direnişin, işine, onuruna, geleceğine sahip çıkanların ortak mücadelesi olduğunu dile getirdi. KHK’larla ihraç edilen tüm emekçilerin derhal görevlerine iade edilmesi gerektiğini söyleyen Akyol, "İtibar iadesi gecikmeksizin sağlanmalı, tüm hak kayıpları karşılanmalıdır. Meslek Fabrikası başta olmak üzere halkın kamusal alanlarına yönelik gasp girişimleri derhal durdurulmalıdır. Hukuku ayaklar altına alan bu keyfi uygulamaların sorumluları hesap vermelidir. Bu ülkenin emekçileri ne KHK zulmüne ne de kamusal alanların talanına boyun eğmeyecektir" diye konuştu.